Firma Rehberi Kataloğu
Online Katalog | Ana Sayfam Yap | Favorilerime Ekle | Tavsiye Et | Şirketimi Ekle | Sıkça Sorulan Sorular | İletişim
ÜYE GİRİŞİ ÜYELİK
SON KATILAN FİRMALAR
FLORAKİM KİMYA TEMİZLİK ÜRÜNLERİ
SAPHİR HOTEL
ADMİN HABER
ADMİN2

LAVA METAL, DÖKÜMDE HORECA SEKTÖRÜNÜN TERCİHİ

| İstanbul | 02.08.2016 11:20:54 |
Modern üretim tesislerinde yüksek kalite ve standartlarda döküm ürünler üreten Lava Metal, son tüketicinin yanı sıra horeca sektörü tarafından tercih ediliyor.



 73 ülkeye ihracat gerçekleştiren firma, Meksika Mutfağı’ndan yola çıkıp fajita gruplarına, Uzak Doğu Mutfağı’na hitap eden küçük döküm kaseler ve Türk Mutfağı’na yönelik tabaklara varıncaya kadar bütün ürün gruplarını bir araya getiriyor. Lava Metal bugün son kullanıcıdan horeca kanalına ve endüstriyel mutfaklara kadar 600 farklı ürünle hizmet veriyor.

Lava Metal, fırın üstü döküm ızgaralar imal etmek üzere 2010 yılında kurulmuş bir firma. Esnek ve verimli üretim özelliğine sahip makineleriyle bugün Türkiye’nin en modern tesislerinden birinde döküm demir tencere, tava, ızgara ve ocak üstü fırınlar başta olmak üzere üretim faaliyetlerini sürdüren firmanın kurucularından Reyhan Ekşi ile bugüne kadarki çalışmalarını, üretim tesisini ve döküm üretimindeki prosesleri konuştuk. Lava’nın Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi’ndeki üretim tesisi, gerek son teknolojiye sahip makineleri, gerekse üretim prosesleriyle dikkat çekici bir tesis. 15 bin metrekarelik bir alanda yaklaşık 10 bin metrekare kapalı alanda üretim gerçekleştiriliyor. 2012 yılı itibariyle nihai tüketiciye yönelik ürünlerin de imalatına başlayarak, Lava markasını Türkiye’ye ve dünyaya duyurmak üzere yola çıkılmış. Bu anlamda da ciddi bir başarı sağlanmış. Zira Lava bugün 73 ülkeye ihracat gerçekleştiriyor. Çin gibi dünyaya üretim yapan bir ülkede bile Lava’nın üç tane distribütörü var. “Geçekleştirdiğimiz kaliteli döküm üretimiyle Türkiye’ye, Çin, Hindistan ve Fransa’dan döküm ürün ithalatını büyük oranda azalttık” diyen Reyhan Ekşi, “Sultanbeyli’deki Ayşe Teyze’den, Etiler’deki Jale Hanım’a kadar herkesin bütçesine ve mutfağına uyacak şekilde üretim yapıyoruz” diye konuşuyor. Marka bugün son kullanıcıdan horeca kanalına ve endüstriyel mutfaklara kadar 600 farklı ürünle hizmet veriyor. Bu ürünler dokuz ana renkte, bin adet çeşitliliğe ulaşıyor.

Lava’nın bugünkü ürün çeşitliliği ve bu konuda nasıl bir çalışma süreciniz olduğu hakkında bilgi verebilir misiniz?
Biz esasında kurulduğumuz yıl, döküm tencere ve ızgara tavalarla yola çıktık. Fakat toplum olarak yemeğe çok meraklıyız, dünyada da durum farklı değil. Bunu göz önünde bulundurarak, restoranlardan gelen talepleri değerlendirmeye başladık. Ünlü şeflerle işbirlikleri yaptık. Satış ekibimiz bu süreçte hem restoranlarla hem de şeflerle hep görüşme halinde oldu. Aldığımız bilgilerden faydalandık. Ölçüler, renkler ve kullanım konusunda ciddi Ar-Ge çalışmalarımız oluyor. Özetle, işin uzmanlarıyla yaptığımız görüşmelerden de faydalanarak ürün gamımızı geliştirdik. Bugün Meksika Mutfağı’ndan yola çıkıp fajita gruplarına, Uzak Doğu Mutfağı’na hitap eden küçük döküm kaseler ve Türk Mutfağı’na yönelik İskender ve döner tabaklarına varıncaya kadar bütün ürün gruplarını bir araya getirdik. Dokuz ana renkte üretimimiz bulunuyor ama Amerika, Fransa ve Çin’deki bazı distribütörlerimize zaman zaman kendi trendlerine uygun üretim yapma kapasitesine ve yeteneğine sahibiz. Şu anda endüstriyel mutfak kanalından daha çok talep var ancak horeca kanalı da büyük bir müşteri grubumuz. 

Ürünlerinizin ebatları değişiyor, en küçük üründen en büyüğüne değişen ölçülerdeki bu ürünler kullanıcılara ne gibi sunum avantajları sağlıyor?
Tencereyi düşündüğünüzde Lava’da 10 çaptan 32 çapa kadar yuvarlak tencere grubu var. Çok farklı amaçlara hizmet ediyor. Bir tüketici olarak ‘10 çap tencerede ne yapabilirim?’ derseniz, sufle yapabilirsiniz, tekli güveçler hazırlayabilirsiniz, masanıza güzellikler katabilirsiniz. Restoranlar için de geçerli bu. 32 çap tencereler kalabalık aileler için ideal. Otellerde de sunum için kullanılabiliyor. A sınıf enerji tasarrufu sağlayan ürünler olduklarından, bir kere ısındıkları zaman o ısıyı tutma özelliğine sahipler. Bunun için de oldukça talep görüyorlar.

Ürünlerin satışını hangi kanallarla gerçekleştiriyorsunuz? İleride Lava mağazaları görebilecek miyiz?
Lava aslında üretici kimliğiyle ön planda olan bir firma. Satış mağazalarına şu ana kadar pek yönelmedik. Daha doğrusu, üretim odaklı olmamız, hem yurtiçi hem yurtdışı piyasalardan gelen talepleri karşılamak istememizden dolayı bu kanala çok fazla eğilemedik. Oldukça etkin ve tecrübeli bir satış grubumuz var. Biz daha çok endüstriyel kanala hizmet veren ara toptancıları bulup onlarla çalışıyoruz. Bir ilde bir toptancıyla bağlantı kurduğumuz zaman ikinci ya da üçüncü bağlantıyı aramıyoruz. Müşteri portföyümüz de bu konuda çok anlayışlı davranıyor. Herhangi bir tanıtım gerektiğinde de ekibimizle beraber çeşitli organizasyonlar yaparak ürünlerimizi tanıtıyoruz. Türkiye genelinde perakende sektöründe AVM’lerden süpermarketlere varacak şekilde yaygın bir ağımız var. Bu da şu an için yeterli oluyor. Önümüzdeki süreçte ilk olarak büyük şehirlerde mağazalaşma yoluna da gidebiliriz.

Ürün kalıpları da Lava’ya mı ait? Tasarım çalışmalarınızı anlatır mısınız?
Bütün kalıplar bize ait. Yine işin uzmanlarından bilgiler ve geri dönüşler alarak bu kalıpları oluşturuyoruz. Bünyemizde çok ciddi bir Ar-Ge ekibi var. Burada şirketimizin iç dinamiği de çok çok önemli. Lava beş ortaklı bir firmadır ve beş ortağın hepsi de esasında birer Ar-Ge uzmanı gibi çalışır. Birimiz yurtdışı fuarları takip eder, birimiz yurtiçini. Birimiz imalatla ilgilidir, bir diğerimiz Ar-Ge konularına ağırlık verir. İşi bilen ortaklar bir araya gelince de böyle bir dinamik ortaya çıkıyor.

Döküm bir ürün son halini alana kadar üretimde hangi aşamalardan geçiyor?
Üretim tesisimizde kumlama ve dökümden oluşan bir dökümhanemiz var. Döküm oldukça meşakkatli bir iş. İşçisi çok özel... Çok emek gerektiren bir iş söz konusu. Görebileceğiniz en modern dökümhanelerden birinden söz ediyoruz. Tam otomatik kontrollü CNC makinelerde işlem yapılıyor. Süreç madenin eritilmesiyle başlıyor. Maden otomatik ergitme ocaklarında eritiliyor. Eritilme esnasında her saat başı analizleri alınıyor ve analizli döküm yapılıyor. Analize uygun döküm yapılmak zorunda çünkü bu analizleri yapmazsanız en son bölüm olan emaye bölümünde, döküm ve emayenin birleşmesi sürecinde çıkabilecek problemleri bertaraf edemezsiniz. Bir sürü etkenin, bir sürü bilinmeyenin olabileceği bir iş döküm. Hava şartlarının bile kumun üzerindeki genleşmeyi etkileyebileceği, kumun nemini etkileyebileceği bir ortam olduğunu göz önüne alarak, işlem sırasında ortamı stabil tutabilmeniz gerekiyor. Bu nedenle personelimizin büyük bir kısmı mühendis kökenlidir. Ardından birinci kumlama işlemi geliyor ve daha sonra da taşlamaya geçiliyor. Buradaki hatlarda dökümün çapakları alınıyor. Çapak alma işleminden sonra da ikinci kumlama işlemi var; bu aşamada da ürünün üzerindeki kir ve tozlar

alınıyor. Süreçlerin her birinde çalışan her arkadaşımız, birer kalite kontrol uzmanı gibi çalışır. Eğer bir hata varsa ürünün bir sonraki operasyona geçmesini önler. Ürünün en son geldiği nokta ise emaye bölümüdür. Emaye, değirmen dairesinde öğütülür ve istenilen renklerde ürün üzerine püskürtülür. Elle püskürtme yöntemiyle... Emaye katmanında, önce astar atılır ve astar 260 derecede kurutma fırınlarında kurutulur. Astarlı ürünü hatta bekletemeyeceğiniz için üzerine hemen renkli emayenin atılması gerekir. Sonuç olarak her aşaması dikkatlice kontrol edilmesi ve analizlere tabi tutulması gereken ürünler çıktıktan sonra da gıda standartlarına uygunluk testlerinin yapılması gerekir.

Döküm ürünlerin sağlığa daha yararlı olduğu ve bu ürünlerde pişen yemeklerin daha lezzetli olduğu söylenenler arasında. Siz bu konuda neler söyleyeceksiniz?
Dökümün iki tane elementi var. Biri pik demiri, biri de emaye. Emayenin özü camdır. Ama cam deyince aklınızda bildiğiniz soğutulmuş cam gelmesin. Doğada ham olarak bulabileceğiniz iki tane kaynaktan bahsediyoruz. Doğal malzeme söz konusu olduğundan Hekimler Birliği de döküm ürünleri öneriyor tabii. Öte yandan, döküm hiçbir şekilde kanserojen madde içermeyen bir üründür. 860 derecede pişen bir üründen söz ediyoruz. Üründe herhangi bir kazınma ya da çizilme bile olsa vücudunuza geçecek olan şey en fazla demirdir. Gönül rahatlığıyla sağlıklıdır diyebiliyorum; bunun kanıtı olarak dünya tarihine bakmak bile yeterli çünkü. Avrupalılar 1800’lü yıllardan beri döküm ürünleri kullanıyorlar. Osmanlı kültüründe de döküm ürünler var ancak gelişen teknolojiyle birlikte ürünler çeşitlendi. Özellikle de çalışan kadınlar mutfakta daha hafif ve pratik olduğunu düşündüğü ürünlere yöneldi. Kabul ediyoruz, döküm ağır ve kullanılması belki biraz zor olan bir ürün ama aynı zaman birkaç kullanımdan sonra kadınların mutfakta vazgeçemediği bir ürün.

Peki ilerleyen dönemde farklı malzemelerle çalışmayı planlıyor musunuz? Yeni ne gibi ürünleriniz var?
Biz esasında farklı malzemelerle de çalışma yapıyoruz. Lava’nın şu anki ürün gamında aksesuvar olarak kullanılabilecek tüm sunum ürünlerini, endüstriyel mutfaklarda ve horeca zincirinde kullanılan ürünlerini, ahşapla ve camla birleştirdik. Fakat son zamanlarda fark ettik ki ahşap sunum ürünlerini nihai tüketiciler de oldukça talep ediyor. İnsanlar artık sofra kurarken zengin sunumlar yapmak istiyorlar. Bu umut verici bir gelişme. Bunun yanında Lava tekstil ürünlerini de geliştirdik. Eldiven, tutamak, önlük gibi... En son geliştirdiğimiz döküm ürün ise Lava toaster oldu. İki taraflı tost ünitesini dökümden yapma hayalim vardı benim. Bunu yapmış olduğumuz için de çok mutluyum. Şimdi sadece kanala girmeyi bekliyor. Güvenli ve güzel adımlarla devam ettiğimizi düşünüyorum.

Son olarak, Lava’nın bundan sonraki hedefleri neler?
Bugün geldiğimiz noktada, ürün gamı olarak Lava hedeflerini yerine getirdi. A’dan Z’ye kadar mutfakla ilgili tüm ihtiyaçlara cevap verebiliyoruz. Porselen tabak yerine döküm tabak yapıp restoranların  sunuyoruz. Bu tabii tercih ve bütçe meselesi. Döküm ürünler için pahalı ürünler deniyor ama uzun vadede düşündüğünüzde öyle olmadığını görüyorsunuz. Zira hem enerjiden tasarruf edebiliyorsunuz hem de uzun yıllar boyunca kullanabiliyorsunuz. Öte yandan, biz Türkiye’de bu algıyı da kırdık bence. Yüzde 100 Türk sermayeli bir marka olarak -süpermarketlerde de olmak üzere yılda yaklaşık 50 bin adet ürün satabiliyorsak, nihai kullanıcıları hedef alarak “herkesin evine bir Lava tava ve ızgara girmelidir” diyebiliyorsak, Lava olarak misyonumuzu yerine getiriyoruz demektir. Vizyonumuz ise sürekli kendimizi geliştirmekle ilgili. Rakip olarak yalnızca yine kendimizi görüyoruz. Her geçen gün kendimizi yenileyip, ihracat yaptığımız ülke sayısını arttırıp yolumuza devam edeceğiz.

www.lavametal.com.tr

Boyut Yayın Grubu
©1996 - BOYUT YAYIN GRUBU | Site Kullanım Koşulları
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler - İstanbul Tel: +90 212 413 33 33 (pbx) Faks: +90 212 413 33 34
info@boyut.com.tr | industryguideinfo@boyut.com.tr
Adınız Soyadınız :  
E-Mail Adresiniz :    
Alıcının Ad Soyadı :  
Alıcının E-mail Adresi :    
Mesajınız :  
En fazla 300 karakter